Free Web Space | BlueHost Review  



HOPURLU KÖYÜ

Hopur, ağaçlık alanların kesilerek ya da yakılarak tarım alanı haline getirilmek için açılan alan anlamına gelmektedir.
Köyün kuruluşu oldukça eskiye dayanmaktadır. Kuruluş tarihinin kesin olarak bilinmemesine rağmen yaklaşık olarak 150–200 yıllık bir geçmişe dayandığı tahmin edilmektedir. Önceleri Önsen Hopuru adıyla civar köylerle muhtarlık oluşturduğu bilinmektedir. 1950’li yıllardan sonra dört muhtarlığa ayrılmış olan köy, Hopurlu Köyü Muhtarlığı adı altında toplanmıştır.

  1. Hane Sayısı:  240
  2. Nüfusu: 687 kadın, 736 erkek toplam:1423 kişidir. (2008 yılı)
  3. Ulaşımı, Türkoğlu’na Uzaklığı: Türkoğlu ilçesine bağlı olmasına rağmen resmi işlerin haricinde köyün ilçe ile pek ilişkisi olmamaktadır. Türkoğlu İlçesine uzaklığı 23 km olmakla birlikte günlük servis yapan araç yoktur. İl merkezi Kahramanmaraş’a uzaklığı 20 km olup günlük köye ait arabalarla ulaşım sağlanmaktadır.
  4. Coğrafi Konumu: Hopurlu Köyü akarsular tarafından zamanla bölünmüş tepe aralarında meydana gelen bir vadi içerisinde kurulmuş; son yıllarda Kayapınar mevkine doğru genişleyerek yeni bir mahallenin daha kurulmasıyla genişlemiştir. Türkoğlu ilçesine bağlı ve ilçenin kuzeybatısında yer almaktadır. Yamaçlara sık sık kurulmuş kerpiç evleriyle tipik bir Anadolu köyünü andırmaktadır. Evlerin üzeri genelde toprakla örtülü ve zemin katlar ahır olarak kullanılmaktadır. Yeni yapılan evler daha çok Kayapınar mahallesine yapılmakta olup genelde betonarme; çok az da olsa çatılı evlere de rastlanmaktadır. Köyün doğu tarafında ormanlık alan görülse de daha çok tipik Akdeniz iklimi bitki örtüsü maki benzeri çalılıklar daha çok ön plana çıkmaktadır.
  5. Köyü Ön Plana Çıkaran En Önemli Özelliği: Köy halkının 1959 yılında bölgede ilk kurulan okulun kendi köylerinde olmasına rağmen eğitim öğretim açısından da zayıf oldukları ve eğitime önem vermemelerinin farkında olmalarıdır. Köyü ön plana çıkaran diğer özellik ise, ülkemizin neredeyse her bölgesinden çıkan, vatan için terörle mücadelede 14 Nisan 1995’te vermiş olduğu şehit, o tarihlerde muhtarlık yapan İbrahim Geyik’in oğlu Eyüp Geyik’tir. Şehidin ismini yaşatılması için ismi okula verilen köyün okulunun ismi ise Hopurlu Şehit Eyüp Geyik İlköğretim Okulu’dur. Köyün okulu 1959’dan 1997’ye kadar ilkokul, Sekiz yıllık kesintisiz eğitimin hayata geçirilmesiyle birlikte de ilköğretim okulu olarak eğitim öğretime devam etmektedir. Taşıma merkezi olarak 2003–2004 eğitim öğretim yılı sonuna kadar Önsenhopuru, Altınova, Altınova-Sökünburnu Obası ve Yavuzlar Köylerinin II. kademe öğrencilerinin eğitimini üstlenmiş, 2005–2006 eğitim öğretim yılından itibaren Önsenhopuru ve Altınova öğrencileri taşıma kapsamından çıkarıldıktan sonra, Yavuzlar ve Altınova Sökünburnu Obası öğrencilerinin II. kademe öğrencilerinin eğitimini üstlenmeye devam etmektedir.
  6. Köyün Belli Başlı Geçim Kaynağı: Yakın zamana kadar köy halkı geçimini tarım ve hayvancılıkla sağlamasıyla birlikte; köydeki gençler başta olmak üzere neredeyse köyün % 70 gibi büyük bir kesiminin geçim kaynağı alçı-kartonpiyer ve boyacılıktır. Son zamanlarda Antalya, Alanya, Manavgat başta olmak üzere güneydeki turizm bölgelerine bu işleri yapmak için gidenlerin sayısı oldukça fazladır. Ayrıca, tarım ürünlerinden patlıcan, domates, biber, fasulye gibi sebzeler, dut, incir, antepfıstığı, zeytin ve üzüm gibi meyveler yetiştirilmekte; arpa, buğday ekimlerine de rastlanmaktadır.

 Seçildikleri yıllara göre köy muhtarları:
1984 yılında seçilen muhtar: Cuma Bağcı
1989 yılında seçilen muhtar: İbrahim Geyik
1994 yılında seçilen muhtar: İbrahim Geyik
1999 yılında seçilen muhtar: İbrahim Geyik
2004 yılında seçilen muhtar: Hamit Sünbül
2009 yılında seçilen muhtar: Hamit Sünbül

 


  • NÜKTELER

    DAHA ZORUNU YAPIYOR!
    Hz. Ali'ye:
    - Allah, bu kadar insanı nasıl hesaba çeker? diye sorulduğunda, şöyle cevap vermiştir:
    - Nasıl rızıklandırıyorsa öyle.

    NASIL GEÇİRİR?
    Necip Fazıl'a, "Allah, deveyi iğnenin deliğinden geçirebilir mi?" diye sormuşlar. "Evet geçirir" demiş. Bunun üzerine "deveyi mi küçültür, yoksa iğneyi mi büyültür?" demişler. Necip Fazıl, İlahi kudretin sonsuzluğunu ifade babında, şu cevabı vermiş:
    - Ne deveyi küçültür, ne iğneyi büyültür. Gökteki yıldızları senin gözbebeğine sığdırdığı gibi, vızır vızır geçirir.

    YEMEĞE YENİLMEK
    Sasani hükümdarlarından Ardşir Babegân, doktoruna, "Bir günde ne kadar yemek yemeli?" diye sordu. Doktoru:
    - Üçyüz gram kadar yeter, dedi.
    Babegân
    - Bu kadarcık şey insana ne kuvvet verir ki? diye bunu az bulunca, doktor şu karşılığı verdi:
    - Bu kadarı seni taşır. Bundan fazla olursa sen onu taşırsın